Tiroksin hormonunun salgılanma miktarı, önceki sayfalarda bahsettiğimiz hayranlık uyandırıcı sistemler sayesinde garanti altına alınmıştır. Ancak bütün bunların yanı sıra, herhangi bir kriz durumuna karşı kanda bulunan tiroksin miktarını sabit tutan olağanüstü bir sistem daha vardır.
Tiroid bezi tarafından kana salgılanan tiroksin molekülleri, sırf bu iş için özel olarak tasarlanmış bir taşıyıcı moleküle bağlanır ve kanda bu şekilde dolaşırlar. Ve bu moleküle bağlı oldukları sürece görevlerini yapamazlar. 10 bin tiroksin molekülünden sadece 4 tanesi kanda serbest bir şekilde bulunur. Hücrelerin metabolizma hızlarını etkileyen tiroksinler de işte bu her 10.000 tiroksin molekülünden 4 tanesidir.12
Şekil 61, 62
Serbest tiroksin molekülleri hücrelerin içine girdikçe, taşıyıcılarından ayrılan yeni tiroksin molekülleri onların yerine geçer. Böylece taşıyıcılarına bağlı olan tiroksin molekülleri bir depo olarak kullanılır ve gerekli tiroksin hep hazır halde tutulmuş olur.
Serbest tiroksin molekülleri hücrelerin içine girdikçe, taşıyıcılarından ayrılan yeni tiroksin molekülleri onların yerine geçer. Böylece taşıyıcılarına bağlı olan tiroksin molekülleri bir depo olarak kullanılır ve gerekli tiroksin hep hazır halde tutulmuş olur.
Tiroksin hormonuna ihtiyaç duyulduğunda
hipotalamus, hipofiz bezine bir emir gönderir. Emri alan hipofiz bezi,
tiroid bezinin harekete geçmesi gerektiğini anlar. O da hemen tiroid
bezine bir emir gönderir ve tiroksin hormonu üreterek kan yoluyla bütün
vücuda dağıtır.
Peki trilyonlarca molekül nasıl sayılır ve bu moleküllerin yalnızca 10.000′de 4′lük bölümünün insan sağlığı için uygun olduğuna neye göre karar verilmiştir? Geride kalan 9996 molekülün pasif durumda beklemesi gerektiği nasıl hesaplanmıştır? Kan damarlarının içinde 4 molekülde eksilme olduğu ve diğer moleküllerin serbest bırakılmaları gerektiği nasıl anlaşılmıştır? Bu olağanüstü matematiksel hesap ve bu hesaba göre kurulmuş ve yeryüzünde gelmiş geçmiş bütün insanlarda var olan bu sistem binlerce yıldır kusursuzca nasıl işlemektedir?
Şüphesiz bu örnek, Yüce Allah’ın gözle görebildiğimiz veya göremediğimiz her aleme hakim olduğunun, her şeyi sarıp kuşattığının delillerinden sadece bir tanesidir:
… (Allah,) onların nezdinde olanları sarıp-kuşatmış ve her şeyi sayı olarak da sayıp-tespit etmiştir. (Cin Suresi, 28)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder