Şekil 68
Doğumdan sonraki yıllarda hipotalamus her 3-4 saatte bir LHRH isimli bir hormon salgılar. Şekil 69
Ancak bu hormonun salgılanma miktarı oldukça azdır. Yaklaşık on yıl sonra hipotalamus erkek bedeninin şekillenmesi için doğru zamanın geldiğini adeta anlar ve LHRH hormonunu daha kısa aralıklarla salgılamaya başlar.
Doğru zaman geldiğinde daha sık salgılanmaya başlayan LHRH hormonu emir-komuta zincirinin ikinci halkası olan hipofiz bezine ulaşır. Hipofiz bezi bu emri alır almaz LH isimli başka bir hormon salgılar. Bu hormon da erkek eşey bezlerine, yani testislere üretime başlama emrini verir.
Bütün bu işlemlerin başlaması niçin yıllar sürmektedir ve bu mekanizmanın çalışma zamanı nasıl belirlenmektedir? İşte bu soruların cevapları bilim dünyası için halen bir sırdır. Ne var ki henüz sırları çözülemeyen bu sistem, insanların bedeninde, Yüce Rabbimiz’in ilk yarattığından beri çalışmaktadır.
LH hormonu kan yoluyla testislere ulaşınca burada bulunan hücreler testosteron isimli hormonu üretmeye başlarlar. Testosteron üreten hücreler adeta ait oldukları bedenin, çocukluktan erkek görünümüne geçme zamanı geldiğini bilmektedirler. Çünkü ürettikleri testosteronun kimyasal formülü, gelişmekte olan bir çocuğu yetişkin bir erkek yapacaktır.(şekil 70, 71)
Şüphesiz bütün bunları şuursuz bir molekülün yapıyor olması oldukça hayranlık uyandırıcıdır. Bu molekül adeta, bir erkek bedeninin özelliklerini bilmekte ve trilyonlarca hücreyi bir erkek bedeni oluşturmaları için yönetmektedir.
Şekil 70, 71
Testosteron hormonu sayesinde erkeğin bedeni şekillenir. Örneğin testosteron molekülleri kıl kökü hücrelerine etki eder, sakal ve bıyık çıkmasına neden olur, alındaki saç çizgisini daha geri çeker, ses tellerine etki eder, erkek bedenine dişi yumurtasını dölleyebilme özelliğini kazandırır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder