- Düşmanın tespiti; ilk müdahale.
- Gerçek ordunun müdahalesi; sıcak savaş.
- Sakin duruma dönüş.
İlk müdahale savunma sisteminin çöpçü hücreleri olan fagositlerden gelir. Fagositler düşmana karşı savaş verirler. Bir anlamda düşmanla ilk fiziksel teması sağlayan piyade birlikleri gibidirler. (şekil 117)
Şekil 117, 118
Fagositler düşmanla göğüs göğüse bir savaş verirler. Onların yetişemediği durumlarda devreye makrofajlar girer, ve enerji sağlamak için vücut ısısını 39 C0 dereceye çıkartır.
Fagositler düşmanla göğüs göğüse bir savaş verirler. Onların yetişemediği durumlarda devreye makrofajlar girer, ve enerji sağlamak için vücut ısısını 39 C0 dereceye çıkartır.
Ancak makrofajların çok önemli bir özellikleri daha vardır. Makrofaj hücresi bir virüsü yakalayıp yutunca, virüsün özel bir bölümünü kopartır. Bu parçayı bir bayrak gibi üzerinde taşır. Bu parça savunma sisteminin diğer elemanları için bir işaret, aynı zamanda da bir istihbarattır.
Şekil 119
Yardımcı T hücreleri düşmanla ilgili bilgileri öldürücü T hücrelerine götürür.
Yardımcı T hücreleri düşmanla ilgili bilgileri öldürücü T hücrelerine götürür.
Lenf bezlerine ulaşıldığında, taşınan bu bilgi sayesinde, görev sıralarını bekleyen B hücreleri harekete geçirilir. (B hücreleri kemik iliğinde üretildikten sonra görevlerini beklemek üzere lenf bezlerine giderler.) (şekil 121)
Şekil 120, 121
Yardımcı T hücreleri düşmanla ilgili topladıkları bilgiyi lenf bezlerine gönderir. Bunun üzerine lenf bezlerinde beklemekte olan B hücreleri harekete geçer.
Yardımcı T hücreleri düşmanla ilgili topladıkları bilgiyi lenf bezlerine gönderir. Bunun üzerine lenf bezlerinde beklemekte olan B hücreleri harekete geçer.
Şekil 122, 123
B hücreleri bölünerek çoğalırlar ve başkalaşırlar. Bunun sonucunda saniyede binlerce antikor denen silah üretebilirler. Eğer antikorlar virüsü yakalayamazsa, bu kez devreye T hücreleri girer ve MHC molekülleri sayesinde virüsleri tespit edip yakalarlar.
B hücreleri bölünerek çoğalırlar ve başkalaşırlar. Bunun sonucunda saniyede binlerce antikor denen silah üretebilirler. Eğer antikorlar virüsü yakalayamazsa, bu kez devreye T hücreleri girer ve MHC molekülleri sayesinde virüsleri tespit edip yakalarlar.
Fakat virüs, öldürücü T hücrelerinin bile fark edemeyeceği şekilde kamufle oluyorsa, bu sefer devreye kısaca NK olarak adlandırılan “doğal katil hücreler” (naturel killer cells) girerler. Bu hücreler, diğer hücrelerin fark edemedikleri, içlerinde virüs bulunan hücreleri tahrip ederler. (şekil 124)
Zafer kazanıldıktan sonra baskılayıcı T hücreleri savaşı durdururlar. (şekil 125) Savaş bitmiştir; ama asla unutulmayacaktır. Bellek hücreleri, düşmanı artık hafızasına almıştır. Yıllarca vücutta kalan bu hücreler, aynı düşmanla tekrar karşılaşıldığında savunmanın çok süratli ve etkili olmasını sağlarlar. (şekil 126)
Şekil 124
NK yani doğal katil hücreler, öldürücü T hücrelerinin fark edemedikleri virüsleri tahrip ederler.
NK yani doğal katil hücreler, öldürücü T hücrelerinin fark edemedikleri virüsleri tahrip ederler.
Üstelik hayranlık uyandıran özelliklere sahip olan bu ordu, sadece savaşmakla kalmaz. Savaşırken kullanacağı tüm silahları kendisi üretir, tüm savaş planlarını, stratejilerini kendisi ayarlar ve savaş sonrası ortalığı temizler.
Elbette ki savunma sistemimiz de evrendeki herşey gibi kendi yaratılışına uygun hareket etmektedir: Yüce Allah Kuran’da şu şekilde bildirmektir:
Ve ‘kendi yaratılışına uygun’ Rabbine boyun eğdiği zaman; (İnşikak Suresi, 2)
Şekil 125
Baskılayıcı T hücreleri, zafer kazanıldıktan sonra savaşı durdururlar.
Yanda, kanser hücresiyle (pembe) savaşan savunma hücreleri (sarı) görülmektedir.
Şekil 126Baskılayıcı T hücreleri, zafer kazanıldıktan sonra savaşı durdururlar.
Yanda, kanser hücresiyle (pembe) savaşan savunma hücreleri (sarı) görülmektedir.
Bellek hücreleriyse, savaş sonunda, bir sonraki saldırıya hazırlıklı olabilmek için düşmana ait bilgileri hafızalarına alırlar. Savunma sisteminin her detayı, Yüce Rabbimiz’in örneksiz ve kusursuz yaratışının tecellilerindendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder