Hücrelerdeki protein üretimi, Allah’ın yarattığı mucizevi olaylardan bir tanesidir. Her hücre, son derece gelişmiş, ileri bir teknoloji ve organizasyona sahip bir fabrika gibi çalışır. Gözle görülmesi imkansız olan, ancak çok gelişmiş mikroskoplarla görülebilen bu mikro dünyada, olağanüstü olaylar meydana gelmektedir. Şimdi, bu kusursuzca ve mükemmel bir verimle çalışan fabrikadaki protein üretiminin ana hatlarını kısaca inceleyelim:
1. Vücutta herhangi bir proteine ihtiyaç duyulduğu zaman bu ihtiyacı ifade eden bir mesaj, üretimi gerçekleştirecek olan hücrelerin çekirdeklerinde bulunan DNA molekülüne ulaştırılır. Burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta bulunmaktadır; vücutta herhangi bir protein ihtiyacı olduğunda yine protein olan bazı haberciler, nereye başvurmaları gerektiğini bilerek, tüm vücutta ilgili yeri bulabilmekte, ihtiyaç mesajını doğru yere doğru şekilde iletebilmektedirler. Bu iletişimi sağlayan protein kendisine göre karanlık bir dehliz olan vücudun içinde kaybolmadan yolunu bularak, taşıdığı mesajı kaybetmeden ya da herhangi bir parçasına zarar vermeden oraya ulaştırmaktadır. (şekil 105)
Şekil 105
Yeni bir protein üretilmesi gerektiğinde, kendileri de birer protein olan mesaj taşıyıcılar, vücudun ilgili hücrelerine protein talebiyle ilgili mesajı taşırlar.
Yeni bir protein üretilmesi gerektiğinde, kendileri de birer protein olan mesaj taşıyıcılar, vücudun ilgili hücrelerine protein talebiyle ilgili mesajı taşırlar.
Peki bu seçimi kim yapacaktır? RNA polimeraz adlı enzim. Bu enzimin yaptığı iş son derece zordur. Herşeyden önce, 3 milyar harften oluşan DNA molekülünün içinden, üretilecek proteinle ilgili gerekli harfleri seçip alması gerekmektedir. Polimeraz enziminin 3 milyar harften oluşan DNA molekülünün içinden, birkaç satırlık bir bilgiyi bulup çıkarması, 1000 ciltlik bir ansiklopedinin herhangi bir sayfasına saklanmış, birkaç satırlık özel bir yazıyı hiçbir tarif olmadan o anda bulmaya benzer.
3. Kopyalama işleminin başlaması için çok önemli bir engel aşılmalıdır. DNA molekülünün merdiven gibi birbirine dolanmış kollarının kopyalama işlemi için ayrılmaları gerekir. Bu ayrılma işleminde yine RNA polimeraz enzimi iş başındadır. RNA polimeraz, kodlanacak genin başlangıcından 35 harf öncesine bağlanarak, sarılmış merdiven gibi olan DNA’nın basamaklarını bir fermuarı açar gibi açar. Bu açılma çok hızlı yapılır. Öyle ki, bu hızdan dolayı DNA’nın ısınıp yanma tehlikesi oluşur. Ama sistem öylesine mükemmel düzenlenmiştir ki, bu tehlike de düşünülmüştür. Önceden alınan bir dizi tedbir sayesinde yanma tehlikesi ortadan kaldırılır; özel bir enzim sanki oluşabilecek tehlikenin farkındaymış gibi, gidip DNA’nın açılmış olan sarmalının iki ucunu tutarak bu sürtünmeye izin vermez. Ve yine özel enzimler DNA’nın açılması sırasında birbirine dolaşmasını önlerler. Bu enzimler olmasa “mesajcı RNA” olarak adlandırılan sipariş fişinin kopyalanması mümkün olmaz. Çünkü fermuar gibi açılan DNA sarmalının kolları kopyalama işlemi başlamadan tekrar birbirine dolanır ve sürtünmeden dolayı DNA’nın yapısı bozulur. Görüldüğü gibi, her aşamada onlarca enzim ve protein yer almakta ve hepsi birbiri ile büyük bir uyum içinde görevlerini eksiksizce yerine getirmektedirler.
DNA’nın kolları birbirinden ayrılırken, kolların
tekrar birbirine dolanmasına bir enzim engel olur. Bu enzim resimde
yeşil renkteki şekillerle ifade edilmiştir.
DNA’yı koparamaz, istemediği şifrelerin üzerinden atlayamaz. Doğrudan aynı hat üzerinde devam ettiğinde gereksiz bilgileri de kopyalayacak ve istenilen protein oluşmayacaktır.
1,2,3,4,5,6,7 no’ları ile işaretlenmiş bölgeler,
okunması istenmeyen bilgileri içerirler. Enzimler bu bölgeleri
belirleyerek, şekildeki gibi dışa doğru bükerler.
RNA polimeraz enzimi durdurucu kodona geldiğinde, kopyalama işlemini durdurması gerektiğini anlar ve işlem durdurulur.
Protein üretiminin aşamaları bunlarla sınırlı değildir. Ancak bu aşamaya kadar dahi gerçekleşen mucizevi olaylar, Allah’ın üstün sanatının ve sınırsız ilminin delillerindendir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder